Yecder´de Oyun
Yecder´de Oyun

Oyun çocukların gelişiminde önemle yer alan bir etkinliktir. Çocuğun oyunları, önce yakın çevresinde, daha sonra sosyal ortamlarda sürer. Oynadığı oyunlarla cinsel kimliğini fark eder, sorumluluk alır, toplumsal kuralları öğrenir. Düşünce, duygu ve ilişkiler açısından oyun yoluyla kontrol kazanır.

Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları kendi deneyimleriyle bir öğrenme yöntemidir. Oyun; sonucu düşünülmeden, sadece eğlenmek amacıyla yapılan hareketlerdir. Erişkinler gözüyle oyun, çocuğun eğlenmesine ve oyalanmasına yarayan amaçsız bir uğraştır. Çocuklar ile iletişim kurmanın onların dünyasını paylaşmanın birçok yolu vardır. Oyun bu yolların en doğal olanı, en sık kullanılanı ve en sağlıklı sonucu verenidir. Çocuk için oyun gerçek yaşantısından daha çok benimsediği, daha çok içinde yaşadığı ve mutlu olduğu bir dünyadır. 

Yaşamın ilk yıllarında, çocukların temel işi oyundur. Çocuklar eğitici oyunlar yoluyla çevrelerini tanımakta, iletişim kurmayı öğrenmekte ve gelişimin tüm alanları oyundan etkilenmektedir. Son yıllarda çocuk oyunlarına araştırmacıların ilgisi giderek artmıştır. Engelli olmayan çocuklara ilişkin oyun araştırmalarının yanı sıra zihinsel engelli, işitme engelli ve görme engelli gibi çeşitli engel gruplarına yönelik oyun araştırmaları yer almaktadır.

Oyun konusunda yapılan araştırmaların giderek artmasına karşın, oyunun tanımlanmasına ilişkin problemler bulunmaktadır. Günümüze dek üzerinde hemfikir olunan tek bir oyun tanımı yapılamamıştır. Çeşitli tanımlar yapılmakla beraber daha çok oyunun gelişimdeki önemi üzerinde daha çok durulmuştur. Çocuklar için bir yaşama biçimi, yetişkinler için ise bir eğitim aracı olan oyun, çocuğun yaşamında birtakım evrelerden geçerek gelişmektedir.





Oyun hakkında ilk geliştirilen kuramlar, insanlarda ve hayvanlarda neden oyun oynama gereksinimi olabileceğini açıklamakla başlamıştır. Sonraları oyunun dinamiği ve oyunun önemi / faydaları üzerinde duran kuramlar geliştirilmiştir. Rausseau, Montessori, MacMillan kardeşler ve Suzan İsaacs çocukların yetişkinlerden farklı gereksinimleri olduğunu ve bunların yaşlara göre de değişim gösterdiğini öne sürerek toplumu uyarmaya çalışmışlardır. Bu akım son yıllarda Batı dünyasında kendi içinde bir ekol haline gelmiş olup bazı okullarda çocuk eğitiminin sadece oyun ortamında verilebilecek şekilde eğitim programları düzenleme yoluna gidilmiştir.

Oyun kendi içinde bir bütünlüktür.
Doğaçlamadır.
Eğlenceli bir etkinliktir.
Belli bir sıra ve mantık gerektirmez.
Çatışmalardan uzak, özgür bir ortamdır.
İçten güdümlüdür.


Sosyal Paylaşım
Facebook! da Paylaş
Twitter! da Paylaş
Google ! da Paylaş
Yorumlar
Bu Bölüme Henüz Yorum Yapılmamıştır.

Yunus Emre Camii Külliyesi Eğitim ve Kültür Derneği; cami merkezli bir hayatın inşası amacıyla kurulmuş, Mescid-i Nebevi'yi örnek alarak yola çıkmış bir sivil toplum kuruluşudur